Memurların Aylık Hava, Yol Raporu
Devlet Personel Dairesi Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden bildirilen geçim raporu:
Maliye üzerinde biriken Kümülüs bulutlarında mutemet ve veznedarlara doğru akan yüksek basınçla, memurların ceplerinde bulunan alçak basınç tesiri altında bulunmaktadır.
Ayın 30’unda radarla yapılan rasatlara göre, 24 saatlik para durumu tahmini.
Bu duruma göre geçim:
Ayın birinde öğleye doğru paralar sağanak halinde memurların ceplerine yağacak, dağılma süresinin sonlarına doğru, bakkala, manava, kasaba, tüccara, ev sahibine, elektrik su idaresine, taksit dairelerine saatte 1500 km. hızla esecek.
Eğer kalmışsa evde hanım tarafından dibine darı ekilmek suretiyle iyice boşaltılacak ve ceplerinde bir şey kalmayacaktır. Buna mukabil ödenmesi lazım gelen borç miktarlarında bir değişiklik olmayacaktır.
Boğaz yolları genel müdürlüğünden bildirilmiştir.
Ayın 5’inden 30 veya 31’inci günü akşamına kadar koyun eti, tereyağı ve zeytinyağı ile sebzeler arasındaki bütün yollar kapalı olup, memur ve dar gelirli programına dâhil bütün borç ve sıkıntı yolları açıktır.
Bu yollarda seyahat etmek zorunda kalan memur ve dar gelirlilerin yanlarında çekme halatı, takoz ve zincir bulundurmaları, devlet personel dairesi amirleri çerçevesindedir.
Ayrıca ayın 15’inden sonra yukarıda adı geçen kimselerin şiddetli bir mali kasırgaya tutulmaları şiddetli olduğundan gelmeleri muhtemel misafirlere mali durumlarının sarsılmamaları için geceleri lamba yakmamalılar, ev işlerini mum ışığında yapmaları, gündüzleri perdelerini kapalı bulundurmaları sivil savunma uzmanlarınca tavsiye edilmekte ve memurların daima en iyi günlerin daha daha ilerde olduğunu bilmelerini ve Kaf dağının ardındaki umudu beklemelerini önermektedir.
Polis Telsizleri Kaçak Gelecek
CHP İstanbul Milletvekili Yalçın Gürsel’e geçen gün bir partili takıldı:
“Yahu sen milletvekili olamadın gitti.”
Yalçın Gürsel şaşırdı;
“O ne demek yahu?”
“Hiç senin gibi milletvekili olur mu? Sen hâlâ il sekreteri gibisin. Yol yapılıyor oradasın, fırın açılıyor oradasın, bir yerisu basıyor oradasın, akşamları kahve kahve dolaşıyorsun. Böyle milletvekilliği olmaz.”
“Ya nasıl olur?”
“Git Ankara’ya yüksek politika yap! Akşamları Anadolu Kulübünde memleketin âli menfaatlerini görüş. Sen hâlâ çöpmüş, yolmuş, çamurmuş, şuymuş buymuş, ıvır zıvır şeylerle uğraşıyorsun. ‘Milletvekilliğini de ayağa düşürdün.”
Yalçın Gürsel gülmeye başladı:
“Eee… Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, bizimki de böyle…”
Gerçekten öyleydi. Yalçın Gürsel’in yoğurt yiyişi bir başkaydı. Geçenlerde İçişleri Bakanı ‘İrfan Özaydınlı ile konuşuyordu.
“Paşam!” diye yakındı,
“İstanbul polisinin 40 telsize ihtiyacı var. Aylardır bu telsizler verilmedi. Hem polisten görev istiyoruz hem de aracını gerecini vermiyoruz. Şu telsiz işini bir halletseniz.”
İrfan Paşa da dertliydi. O da telsizlerin hemen alınıp İstanbul’a gönderilmesini istiyordu. Âma bürokratik engelleri bir türlü aşamıyorlardı. Maliye’den gümrüğe, Gümrük’ten Maliye’ye evrak gidip geliyordu… Paşa anlattıkça, Yalçın Gürseli ter bastı. Sonunda dayanamadı.
“Paşam sizde bu telsizleri alacak ödenek var mı?”
“Var efendim var!”
“Ö halde parayı bana verin?”
“Ne yapacaksınız!”
“Almanya’ya gidip telsizleri alıp geleceğim.”
İçişleri Bakanının gözleri açıldı:
“İçeri nasıl sokacaksınız?”
“Kaçakçıların soktuğu yoldan… Onlar memleketi silaha ‘boğacaklar da ben polisin telsizini mi içeri sokamayacağım? İnsaf Paşam!”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.